Bu Semtin Yabancısıyız Mirim

This reading was recorded by Alessandro Mistrorigo for Phonodia at Mimar Sinan Fine Arts University, Istanbul, Turkey, on the 21st of May, 2014.

Read by Efe Duyan on 21 May 2014

Bu Semtin Yabancısıyız Mirim

Ölecek adam değilmiş,
Öyle mi baktım acaba yüzüne?
Saklanmak olmaz mirim.
Bilmiyor mu sanki bu sokaklarda
Her bakanın gözlerinde ölümün de cirit attığını.

Bir iki defter çıkarıyor, Osmanlıca el yazısı
Anlayacakmış gibi eğiliyorum
-ağabeyden kalan her şeyin uğuru ayrı-.
Demek ki hepimiz
Saklanabildiğimiz kadar saklanacağız değil mi mirim?

Her köşe başında terk edilmiş evler
Bin küsur yıllık tarihin özeti bu
Seviyor mu ne geçtiği yılları, razı mı çöken gidene
Boğazını yakıyormuş hâlâ şarap
Buna bile seviniyor iyi mi?
Yine karşımda o sinsi ve tatlı kader.

Dışarısı kar kıyamet
Herbişeyimizi diziyoruz ateşten bir tenekenin çevresine;
Çocuk değiliz artık, yazık, yani bence yazık
Adam mutlu mirim.
Hele kilisenin çanları çalmaya görsün,
Umarsız zencilerle uykusuz Bulgarlar saçılmasın sokağa
Egzoz dumanlarında çarpışmaya görsün anlamadığımız küfürler
Umurunda değil öldüydü, sokaktaydı,
Bula bula beni bulduydu laflayacak…

Düşünüyorum da
Benim de bir uğurlu kasketim olsaydı
Belki korkmazdım ölümden mölümden
Şimdi ben resmen bir yabancıyım ya bu semtte
-ve iyi ki biraz yabancı bu boktan dünyaya-
Kafamızdaki düğümleri tutuşturacak
Kendime göre pek güzel hayallerden,
Sınırsız haritalardan falan bahsedip duruyorum
Kimse dinlemese de, böyle iyi.

Dışarısı kar kıyamet
Ve tarihin özeti ovuşturup durduğum avucumda
Korkuyorum, ya hiç dinlemeyecekse kimse…

Dışarısı kar kıyamet
Ama hayatın özeti yok mirim
Rastladığı bütün tel örgüleri eritmek için
Bu ateşten yalnızlık
Kendine her zaman bir teneke bulacak

from Tek Şiirlik Aşklar (İstanbul: Yitikülke Publishing, 2013).

Share this Poem with your co-workers or friends