Evli, çocuklu, orta yaşlı bir mühendisin kusursuz yaşam döngüsüne övgü

Evli, çocuklu, orta yaşlı bir mühendisin kusursuz yaşam döngüsüne övgü

Her sabah, yeni sözcükler bulmuş gibi anlaşılmaz bir neşeyle uyanıyor
Her sabah, bugün kesin bir şiir yazarım diyor içinden.

Evden çıkarken yeşil kuşlar görüyor rum mezarlığında,
bunu aklında tutmaya çalışıyor yazmak için.

Tutacak da, o minibüs sıkıştırmasa,
o motorlu kurye sağından dalmasa,
o gün kolayca park yeri bulmuş olsa.

Bir deniz bir gündüze dizinin içini öptürüyor- görmüyor
bir yağmur, ağaca bağlanmış bir sığır gibi
ağacın etrafında dönüyor- görmüyor
çocukları, kırlangıçları, rüzgârın, ayaklarına un torbaları
bağlanmış sessiz atlar gibi sürükediği gri bulutları- görmüyor

Her sabah, tam yazmaya başlayacakken savaş çıktı diye
giriyor odasından içeri emir eri,
yazacak bir şey bulamıyor zaten,
sevgilisi değil artık sözcükler, acımasız askerleri.

Akşam, savaşı kazanan ama askerlerini yitiren
bir generalin yorgunluğuyla dönüyor eve,
yemek, çizgi film, akraba ziyaretleri
uyuyana dek devam ediyor göreve.

Sabah kaldığı yerden başlamak üzere
evli, çocuklu, orta yaşlı bir mühendisin
kusursuz yaşam döngüsüne.

from Doğanın Ölümü (Istanbul:  Yitik Ülke Yayınları, 2014).

Share this Poem with your co-workers or friends